Ev ve Yaşam 4 dk okuma Selen Görentaş
Uzanma Mesafesi: Eşyaları Kullanım Sıklığına Göre Yerleştirmek
Evde rahatlığı belirleyen şey eşyaların güzelliği değil, onlara ulaşmak için harcanan hareket miktarıdır. Kullanım sıklığına göre üç bölgeli bir yerleştirme düzeni nasıl kurulur?
Bir evin ne kadar rahat olduğunu belirleyen şey çoğu zaman eşyaların güzelliği değil, o eşyalara ulaşmak için harcanan hareket miktarıdır. Her gün kullanılan bir tencere en üst rafta duruyorsa, o mutfakta yemek yapmak yorucudur. Ayda bir kullanılan bir valiz el altındaki dolabı işgal ediyorsa, orada sürekli bir engel vardır. Evi yeniden düzenlemenin en pratik yolu, eşyaları güzelliğe göre değil, kullanım sıklığı ile uzanma mesafesi arasındaki ilişkiye göre yerleştirmektir.
Uzanma mesafesi nedir
Ayakta dururken kollarınızı öne ve yana açtığınızda oluşan alan, bedeninizin zorlanmadan ulaşabildiği bölgedir. Bu bölge yaklaşık olarak omuz ile kalça arasındaki yükseklikte, bir adım atmadan uzanabildiğiniz yerdir. Bunun üstü ve altı ise ek hareket ister: parmak ucunda yükselmek, eğilmek, çömelmek ya da tabure getirmek. Ek hareketin kendisi kötü değildir; sorun, aynı ek hareketin günde on kez tekrarlanmasıdır.
Bu yüzden evi düzenlerken sorulacak soru "bu nereye sığar" değil, "bunu günde kaç kez alıyorum" olmalıdır. Günde birkaç kez alınan her eşya, kolay bölgeye taşındığında evdeki toplam çaba gözle görülür biçimde azalır. Haftada bir kullanılanlar orta zorluktaki yerlere, ayda bir ya da mevsimlik olanlar en üste ve en alta gidebilir.
Mutfakta üç bölgeli düzen
Mutfak, bu mantığın en hızlı sonuç verdiği yerdir. Tabak, bardak, çatal bıçak, sık kullanılan tencere, tuz ve yağ gibi malzemeler kolay bölgede olmalıdır. İkinci bölgeye kek kalıbı, büyük tencere, blender gibi haftalık aletler girer. Üçüncü bölge ise turşu kavanozları, misafir takımı ve yılda bir çıkan tepsiler içindir. Bu üç bölgeyi bir kez ayırmak, sonraki her yemek hazırlığında zaman kazandırır.
Ağır eşyaların yeri ayrıca önemlidir. Dolu bir tencere ya da büyük bir sürahi baş hizasının üstünde durmamalıdır; çünkü ağır bir şeyi yukarıdan indirmek, aşağıdan almaktan çok daha risklidir. Ağır olan bel hizasında, hafif ve seyrek kullanılan yukarıda dursun. Bu tek kural bile mutfakta yaşanan pek çok küçük kazayı önler.
Dolapta sıklık ve mevsim
Giysi dolabında aynı ilke mevsimle birleşir. İçinde bulunduğunuz mevsimin kıyafetleri göz ve el hizasında olmalı, diğer mevsim yukarıdaki rafta ya da yatak altındaki kutuda beklemelidir. Her sabah aranan bir çorap ya da sürekli devrilen bir yığın varsa, sorun genellikle dolabın küçüklüğü değil, sık kullanılanla seyrek kullanılanın aynı rafı paylaşmasıdır.
Askı ile katlama arasındaki seçim de hareketi etkiler. Askıda duran bir kıyafet tek hareketle alınır; katlı bir yığından alt sıradaki parçayı çekmek ise üstündekileri bozar ve toparlama işi doğurur. Sık kullanılanı askıda ya da tek katlı sırada tutmak, gün içinde tekrarlanan küçük düzeltmeleri ortadan kaldırır.
Antre, banyo ve yol üstü noktalar
Evden çıkarken ve eve girerken kullanılan eşyalar, kapıya en yakın noktada toplanmalıdır. Anahtar, çanta, şemsiye, dış giysi ve ayakkabı için kapının bir metre çevresinde sabit bir yer varsa, sabahları oda oda dolaşmak biter. Aynı mantık banyoda da işler: her gün kullanılan üç beş şey aynada elin gittiği yerde, yedekler alt dolapta durmalıdır.
Çöp kovası, çamaşır sepeti ve temizlik malzemesi gibi eşyaların yeri, hareketi en çok belirleyen ama en az düşünülen ayrıntıdır. Çamaşır sepeti soyunulan yerden uzaksa, kıyafetler sandalyede birikir. Çöp kovası doğrama yapılan tezgâhtan uzaksa, tezgâhın üstü kalabalıklaşır. Eşyayı, o işin yapıldığı yere taşımak, alışkanlık kurmaktan daha kolay ve daha kalıcıdır.
Evde geçiş yollarını açık tutmak
Uzanma mesafesi kadar önemli olan bir şey de yürüme yolunun boş olmasıdır. Kapı önlerinde, koridorda ve yatağın çevresinde biriken kutular, tekli sandalyeler ve şarj kabloları hem geçişi zorlaştırır hem de karanlıkta takılma nedeni olur. Halı kenarlarının kıvrılmaması, kabloların duvar kenarına toplanması ve gece kullanılan yolun üstünün tamamen boş bırakılması, hiç masraf gerektirmeyen düzenlemelerdir.
Evde yaşlı biri ya da küçük çocuk varsa bu daha da önemlidir. Onların sık kullandığı eşyaların hepsi kolay bölgede olmalı; tabure ile ulaşılan hiçbir günlük eşya kalmamalıdır. Bir eşyayı almak için tırmanmak gerekiyorsa, o eşya yanlış yerdedir.
Bir haftalık basit deneme
Düzenlemeye baştan sona girişmek yerine bir hafta gözlem yapmak daha isabetli sonuç verir. Bu süre boyunca, "yine uzandım", "yine eğildim", "yine aradım" dediğiniz anları not edin. Hafta sonunda listede tekrar eden üç beş eşya çıkacaktır. Sadece onların yerini değiştirmek, evin tamamını elden geçirmekten daha çok fark yaratır.
Sonuçta iyi düzen, göze güzel görünen düzen değil, gün içinde bedeni en az zorlayan düzendir. Eşyaları kullanım sıklığına göre yerleştirmek, evi hem daha güvenli hem de daha az yorucu hale getirir. En iyi tarafı da şudur: bu düzenlemenin maliyeti yoktur, yalnızca bir kez düşünmeyi gerektirir.